Çocuk Eğitimi

Reggio Emilia Yaklaşımı

reggio-emilio-yaklasimi

Reggio Emilia Yaklaşımı Nedir?

Reggio Emilia Yaklaşımı temelinde, devletin bireysel farklılıklarını yok sayan ve sadece öğretmeye yönelik eğitim sistemine karşı, çocuklarla alakalı şeylerin sadece onlar sayesinde öğrenileceğini benimseyen bir eğitim sistemidir. Çocuk, klasik sistemde oturduğu yerden dinleyen, emir alan ve uygulayan pasif bir konumda iken bu eğitim sistemi ile beraber eğitim sisteminin baş kahramanı, düzenleyicisi, belirleyici ve merkezinde olan kişidir.

Sistemin temel kurularından birisi de hangi sosyal, hangi ekonomik sınıfa ya da kültürel statüye bağlı olursa olsun bütün çocukların eşit ve adaletli bir eğitim alma haklarının olduğunu savunuyor. Sistem, her şeyin merkezine çocuğu koyarak, onun merakına ve doğuştan öğrenme becerisine hizmet ederek işliyor.

Çocuğun 100 Dili

Reggio Emilia Yaklaşaımının en önemli felsefik ilkerinden birisi Çocuğun 100 Dili’dir. Klasik eğitimlerde çocuğun anlama ve anlatmasından çok öğretmenin eğitimi öğrencilere sunmak için seçtiği dil daha önemlidir. Öğretmenin işi her verilen bilgilerin her öğretmen tarafından zihne yer etmesi için çabalamaktır. Oysa bu yaklaşım her çocuğun farklı yolarla öğrenebileceğini ve duygu düşüncelerini farklı dillerle anlatabileceğini savunuyor. Klasik eğitimde çocuğun öğrenme alanı sözel ve sayısal olarak gruplandırılırken Reggio Emilia Yaklaşımı’nda çocuklar öğrenmelerini, müzikle, resimle, çizgiyle, dansla ve ışıkla sağlayabilecek birçok dille konuşuyorlar. Sistemin merkezinde yer alan çocuk sosyal varlıktır. Çevresiyle öğrenen, çevresine öğreten ve her türlü ilişkiyi çevresiyle kuran bir konumda yer alır. Bundan dolayı çevre çocuğun kendisi ve öğretmeninden sonraki üçüncü öğretmenidir.

Öğrenen Öğretmen, Öğreten Çevre

Reggio Emilia Yaklaşımını benimseyen bir öğretmen öğrenen, araştıran ve öğrenciye rehberlik eden kişidir. Burada öğretmen dinleyicidir. Çünkü iyi bir dinleyici olursa bilgileri çocuktan en güzel şekilde öğreniyor. Klasik yaklaşım öğretmenlerine göre bu sistemdeki öğretmenler, dinleyen, gözlemleyen ve çocuğa gerekli öğrenme ortamını yaratan kişilerdir. Bu sınıflarda öğretmenlik yapacak kişiler genellikle resim, heykel, pedagoji gibi alanında uzman kişiler arasından seçiliyor.

Öğretmen çevre, sınıflar ve atölye alanları ile beraber çocuğun her türlü duyusuna, düşüncesine ve keşfetmesine duygusuna hitap edecek şekilde kurgulanır, şekillenir. Müfredat, çocukların çevrelerinden görüp anlattıklarına ve sorguladıklarına göre yeniden yapılandırılır.

 

Yorum Yap